Eğitişim Kariyer Enstitüsü

Finans Eğitimi: Sanat Yatırım Değil, Aşk içindir

In Finans on Mayıs 29, 2009 at 12:15 pm

finansal sanat

BÖYLE ZAMANLARDA VARLIKLI İNSANLAR PARALARINI nereye yatıracağını şaşırdığında çoğunlukla kendilerine ikna edici bir tonla şöyle denir: Sanata yatırım yapın. Bu tehlikeli bir tavsiye— ve konu hakkında biraz bilgim var. Babam bir ressam ve aynı zamanda bir sanat okulunun müdürüydü. Kelimenin gerçek anlamıyla bir resim atölyesinde dünyaya gelmiş sayılırım ve çocukluğumdan itibaren etrafımdaki sanat tartışmalarını dinleyerek büyüdüm. Üç yaşımdan beri çiziyor ve resim yapıyorum. Hayatımın büyük bölümünü dünya genelinde sanat koleksiyonlarını gezerek, eskiz ve tablo satın alarak, sanat hakkında yazarak geçirdim. Ama sanata para kazanmak için yatirım yapmanın enayilerin işi olduğunu düşünüyorum. Sanat piyasası—artık devasa ve küresel—yanlarında Wall Street üçkağıtçıları amatör gibi kalan, gayet inandırıcı erkek (ve kadın) dolandırıcılarla dolu. Eserlerin değeri kaliteyle pek alakası olmayan öngörülemez trendler tarafından saptanıyor. Ayrıca kaliteyi kim belirliyor?

 

Sanat eserlerini seviyorsanız konu hakkında okuyun ve müzeleri gezin. Ama para kazanmak için biriktirmeyin. Kazanamayacaksınız. Ayrıca gayet sıkıntılı ve tedirgin bir süreç yaşayacaksınız.

 

Ama bütün bunları söyledikten sonra şunu da kabul etmeliyim ki başarılı işadamlarının aynı zamanda olağanüstü resim koleksiyoncuları olduğu vakalara rastlamak mümkün. Servetini çelikten, daha doğrusu kok kömüründen kazanan sert, acımasız bir işadamı olan Henıy Clay Frick (1849-1919) bunun en iyi örneklerinden biri. Frick yaşadığı dönemde kok kömürünü en iyi bilen insanlardan biriydi. 19′uncu yüzyılın en başarılı çelik sanayicilerinden (en sonunda tesislerini 250 milyon dolara sattı—1901 fiyatlarıyla) An-drew Carnegie için çalışıyordu. Carnegie’nin Homestead, Penns-ylvania’daki ana fabrikasını yönetiyordu.

 

1892′de Frick Amerikan tarihinin en şiddetli, en acı işçi-işveren çatışmalarından birini yürüttü ve mücadeleden galip çıktı. Frick adamlarının neden grev yaptığını anlayamıyordu—yevmiyeleri iyiydi, Homestead’deki şartlar böylesi tehlikeli bir iş kolu için olabildiğince tatmin ediciydi. İşçilerin sendikalar tarafından kışkırtıldı-ğım düşünüyordu, bu nedenle gerçekte neler olup bittiğini anlayabilmek için 500 Pinterton detektifi tuttu. Ama mavnalar detektifleri nehirden yukarı fabrikaya doğru taşırken grevdeki işçiler detektiflerin üzerine ateş açtı.

 

Şiddet öylesine tırmandı ki Pennsylvania valisi çatışmaları sona erdirmek amacıyla bölgeye 8 bin milis yolladı. Homestead’de grevin -ve sendikanın- dağıtılması kısa ve uzun vadede şirket yönetimi için gerçek bir zafer oldu. Frick’in özetlediği gibi: “Çalışanlarımıza bir ders vermek zorunda kaldık ve onlara asla unutamayacakları bir

 

ders verdik.” Ondan sonra herhangi bir Carnegie fabrikasına bir tek sendikacı bile giremedi.

 

Sonraki yıllarda Frick dünyanın en zengin adamları arasına girdi; J.P. Morgan, John D. Rockefeller, Andrew Mellon gibi isimlerle iş yapıyordu. Manhattan’daki konutunda muhteşem bir resim koleksiyonu oluşturdu. Malikane ve koleksiyonu o dönem için gayet cömert sayılan 15 milyon dolarlık bir bağışla birlikte New York şehri yönetimine bıraktı.

 

Bence Frick Koleksiyonu—New York’a ne zaman gitsem görmeye çakşırım—tek kişi tarafından toplanmış koleksiyonların kalite olarak en üstünü. Neredeyse koleksiyondaki her eser bir başyapıt, türünün en iyi örneği. Bir odada Holbein’ın fırçasından çıkan en iyi, en etkileyici iki portre yer alıyor—Sir Thomas Moore ve Tho-mas Cromwell portreleri. Koleksiyonda ayrıca Turner’m en iyi eserleri arasında gösterilen iki peyzajı; muhteşem bir Constable peyzajı; Sir Thomas Lawrence’m en iyi çalışmalarından Başbakan Sir Robert Peel’ın güzel eşinin harika portresi; mükemmel bir Ver-meer; Rembrandt’ın bir otoportresi ve Venedikli ustaların en büyüğü Bellini’nin olağanüstü “Aziz Francis Çölde”si yer alıyor.

 

Frick bunu nasıl yaptı? İşadamı olarak geliştirdiği kurnaz stratejiler ve kullandığı acımasız taktikler ile koleksiyoncu olarak elde ettiği başarı arasında bir bağlantı var mıydı? Belli ki Frick kaliteli sanata aşıktı, çünkü bu aşk olmadan böyle bir koleksiyon asla toplanamaz. Ama ne zaman Frick’e gitsem, kendimi duvarlardaki şaheserlerden uzaklaşıp sendika temsilcilerini azarlayarak odasından atan, Pinkerton’un adamlarından bir ordu toplamak üzere telgraf metni yazdıran o inatçı titanın aklından geçenleri düşünürken yakalıyorum.

 

Belki de tarihin en büyük koleksiyoncusu, dikkat çekici özellikleri arasına zekasmı ya da bilgi birikimini kalamayacağımız ufak tefek bir adam olan İngiltere Kralı I. Charles’tı. Ama kralın da Frick gibi en kaliteli eserler için muhteşem bir gözü vardı. I. Charles’ın düşüşü—tahttan indirilmesi, bunun ardından çıkan iç savaşı kaybetmesi ve sonunda 1649′daki idamı—asla hata yaptığını kabul etmeme inadının ve her türlü uzlaşmaya ayak diremesinin bir sonucuydu. Ancak muhtemeldir ki I. Charles’ı kötü bir politikacı yapan inadı aynı zamanda onun dahi bir koleksiyoncu olmasını sağladı. En yüksek kalitede olmayan hiçbir eseri asla koleksiyonuna almadı.

 

Bütün bu insanlar sanata, resme aşıktı ve sanata sadece sanat olduğu için saygı göstermeyi ve değer vermeyi biliyorlardı. Hiçbiri para kazanmak için ya da sağlam yatırım olduğu gerekçesiyle sanat eseri toplamadı. Sanata duyulan bu aşkı paylaşmıyorsanız paranızı nereye yatıracağınıza karar verirken bu alanı pas geçin derim.